Müslüman
Türk insanı nefsinin arzularını yerine getirmeyi özgürlük ve adamlık olarak
algılar oldu. Bu hastalık bize batıdan bulaştı veya bulaştırıldı.
Alpereni savaş meydanlarında yenemeyenler,onu
sinsi ve planlı çalışmalarla özünden uzaklaştırmakta bayağı mesafe aldılar.
Yaklaşık üç yüzyıldır haçlı zihniyeti ve siyonist zihniyet, son asırda da
komünist ve masonlar yerli işbirlikçileriyle ittifak halinde bunu başarmak için
ellerinden gelen gayreti göstermişlerdir. Artık insanımız kendi nefsinin ve
emperyalistlerin kölesi olmuş gibidir. Bal tasına düşmüş Arı gibi, sahte boya
ve cicili elbiseleriyle çırpınmaktadır. Bu millet asildir ve Allah’u tealanın
dinine hizmet etmiştir. Allah’ın izniyle bir ilim ve tövbe silkelenmesiyle
sinsi planları alt üst edecektir.
İslam’a göre Allah’a tam kul olan özgür olur.
Kölelik Şer’i (dini) ölçülere bakılmaksızın nefsin hoşuna giden şeylere yönelme
ile başlar. Nefsin ben tanrıyım demesiyle son bulur. Köleyi de, özgür olmayan;
Allah’u Tealanın dışında görünen ve görünmeyen güçlere boyun eğen, onların
isteklerini yerine getiren kişi olarak tarif edebiliriz.
Ey oğlum, ey canım öğrencim bu bilgiler
ışığında çok uyanık olmalıyız. Arzu ve isteklerimize yön verip nefsimizin kölesi
olmamalıyız.
Gerçek
sevgiyi yakalamalı, hakiki dost olan Allah’a yanaşmalıyız. Evliyalığa,
alperenliğe talib olmalıyız. Bu sevgide herhangi bir karşılık yoktur. Rabbin
seni sever sende ihlâsla onu seversin.
Dostum
âlem senin çün ger olur düşman bana.
Gam
değil zira yetersin dost ancak sen bana. (FUZULİ)
Kuran-ı
Kerim insanın bu dünyada nasıl mutlu yaşayacağını ve Allah-ü Teâlâ’nın
sevgisine ulaşacağını bize açıklayan mucize ilahi kelâmdır.
Kuran-ı
Kerimi yaşayarak bize önder olan peygamber efendimiz ve İslam âlimleridir. Onun
için kuran-ı Kerimi ihlâsla çok okumalı, bilgilenmeli, sünnet’i seniyyeye
yapışarak peygamberimizin yolunda olmalıyız ve bid(1)’alerden sakınmalıyız.
İslam
âlimlerinin yolunda yürümeye çalışmalıyız. Âlimlerle Salihlerle arkadaşlık
kurmalıya çalışmalıyız.
Her
an Allah’ü Teala’dan, Peygamber’den sohbet etmeli yani İslam dairesinde
bir halka oluşturmalıyız.
“Bütün
Müslümanlar kardeştir” ayeti kerineyi ışığında Müslümanları sevmeliyiz.
İmam-ı
Rabbani hazretleri Mektubat’ında.
‘’Şunu, iyi biliniz ki, ebedi mutluluğu
isteyen dünya lezzetlerine düşkün olmaması lazımdır.
Mubah
olan lezzetleri bırakamazsanız, hiç olmazsa haramlardan ve şüphelilerden
kaçınınız ki ahrette kurtulmak umulsun.
---------------------
1- Dine sonradan sokulan hurafeler.
Bu yazı toplam 424 defa okundu.