Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hamdi KARAÇAL
hamdikaracal@trbhaber.com
Sağlık bu kadar ucuz mu?
18 Ocak 2012 Çarşamba Saat 10:04

* Meyveler sebzeler hormonlu. Önemli gıdaların hepsi katkı maddesi içeriyor. Kokmayan turuncu domates 1 lira. Kokan salkım domates 4,5 lira.
* Sucuk, salam, sosis, köfte 1 lira. İçinde ne olduğu belli değil. Genelde hayvanın kıkırdak ve yağ dokuları ile nişasta koyuluyor. Orijinalin kilosu 30 lira.
* Bal zaten glikoz şurubu, kilosu 8 lira. Orijinalin kilosu 30 liradan başlıyor.
* Mısırlar ithal ve de GDO lu. Bu mısırlar o sokaklarda 1 liraya satılan bardak mısır değil sadece, ekmeğe, bebek mamasına, bisküvilere, çikolatalara ve bin bir gıdaya konan mısır.
* Sütte süt değil süt tozu, 1.3 lira. Dana maması adı altında ithal ediliyor ama dana yese ölüyor. Orijinali 2,3 lira.
* Yağın, peynirin, kaşarın sahtesi bozuğu her yerde merdiven altında rahatça üretilebiliyor.
* Zeytinler boya küpü.
* Yoğurt dersen bir ayda ekşimiyor.
* Bu gıdaların çoğu kanserojen maddeler içeriyor.
* Gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılan katkı maddelerinin ne olduğu yetkililerce kontrol edilmeli ve vatandaş sağlıklı bilgi sahibi olmalı.

Şehirlerimizin merkezinde bir liseye veya özel bir koleje gidin. Lise 1 öğrencileri bile sırık gibi delikanlı, yapılı hepsi. Bir de arka mahallelerdeki, Devlet liselerine gidin ve bakın. Lise sondakiler bile ortaokul talebesi gibi ufak tefek, çelimsiz ve boyları uzamıyor.

Tesadüfe bakın ki yukarda saydığımız tüm sağlıksız yiyecekleri yiyenler arka mahallelerdeki, Devlet liselerine gidenler.
Peki! sağlıksız gıdaların satılması neden yasak değil? Çünkü ucuzlar. Yasaklansa halkta orijinalini alacak para yok, kriz çıkar.

Bence bağımsızlığını kazanmış bir milletin ilk sorunu beslenme olmalıdır.
Sağlıklı beslenmeden sağlıklı olamazsınız, sağlıklı düşünemezsiniz, güçlü olamazsınız. Sağlıklı düşünemeyen bireyleri eğitemezsiniz.
En büyük zenginlik sağlıktır deriz. Ama sağlığımıza verilen önemde gözler önünde.
Bu işi halletmenin tek yolu da Güçlü tarım ve hayvancılıktan geçer. Kendi yiyeceğini üretmekten geçer. Başka ülkelere muhtaç olmamaktan geçer.

Her boş bulduğun araziye siteler, alışveriş merkezleri gibi ''tüketim girdapları'' dikmek yerine buraları tarıma açmaktan geçer.
Hem o zaman üretirsek dışardan almamış oluruz, hatta dışarı satarız, cari açık kapanır. İşsizlik azalır. Çevre kirlenmez vatandaş daha mutlu ve huzurlu olmaz mı?

E peki bizi yönetenler bu çözüm yollarını bilmiyorlar mı acaba?
Bizler bizi yönetenleri seçerken nelere dikkat ediyoruz sorgulamak hakkımız olsa gerek....

Facecbook'ta Paylas Paylaş    Yorum Ekle    
Bu yazı toplam 858 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.

NİHAT GENÇ
AĞAÇLAR KAÇIYOR

Ayşe Sula Köseoğlu
Çok Yakında Trbhaber.com'da

Mehmet BAŞTÜRK
ULUDERE BİLMECESİ

İbrahim SARI
ZOR OYUNU BOZAR

ARŞİVDE ARA