Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hanefi ÇATAL
haneficatal@trbhaber.com
TÜRKLÜĞE ADANMIŞ BİR ÖMÜR: R.R. DENKTAŞ
14 Ocak 2012 Cumartesi Saat 15:22

Kıbrıs milli davamızdır.  Milli davalar milletler var oldukça inandıkça bedel ödedikçe yaşar ve gerçekleşirler. Türk milleti var olduğu müddetçe tüm milli davalarımızda olduğu gibi Kıbrıs davası da kendine inanan, kendisini vazgeçilmez gören, ömrünü kendinde hizmet etmekle geçirecek kahramanlar yetiştirecektir. Fakat bunlardan hiçbiri belki de Rauf Denktaş gibi Kıbrıs’la özdeşleşemeyecektir.

Rauf Denktaş, hayatını adeta Kıbrıs davasına vakfetmiştir. Kıbrıs’ın tarihinde Rauf Denktaş; bazen takma isimle davayı halka anlatan bir gazeteci, bazen milli davanın duyulması için kurulan bir gazete sahibi, bazen bir savcı, bazen yakalanan TMT elemanlarının avukatı, bazen halkı bilinçlendiren bir konuşmacı, bazen eli silahlı bir kuvayı milliyeci, bazen tutuklu bir vatansever, bazen bir politikacı, bazen devlet adamı, yenilmez bir müzakereci, sarsılmaz bir irade, yanıltılamayan bir milli şuur, dağınık halkı milli davaya inandırıp birleştiren tarihin derinliklerinden süzülüp bugüne gelen bir Kutluk Kağan olarak karşımıza çıkıyor. Bir toplumdan bir devlet kurmayı başarmış ender şahsiyetlerden biriydi Denktaş.

Bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmuşsa Rauf Denktaş'ın payı büyüktür. Kıbrıs'taki halkımıza bir egemenlik kazandırılması, bağımsız yaşaması Denktaş sayesindedir.

Kıbrıs sorununun çözümü için 1968'de Glafkos Klerides ile ilk kez Beyrut'ta müzakerelere başlayan Denktaş, eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos ile yıllardır müzakere etti.

Rauf Denktaş'ın bugüne dek yayınlanmış 50 kitabı ve bir film senaryosu (İşgal Altında) var. Eserlerinden bazıları; Saadet Sırları (1941), Ateşsiz Cehennem (1944), Criminal Cases (1953), 12'ye 5 Kala (1965), Akritas Planı (1972), A Short Discourse of Cyprus (1972), The Cyprus Problem (1973), Cyprus Triangle (1981), Gençlerle Başbaşa (1981), Kur'ân'dan İlhamlar (1986), Gençlere Öğütler (1988), İmtihan Dünyası, Yarınlar İçin, Kıbrıs Girit Olmasın.

2002'de sunulan ve Annan Planı olarak bilinen BM çözüm planına, ''Türk askerini Ada'dan çıkaracağı ve Türkleri azınlık durumuna düşüreceği, devleti ortadan kaldıracağı'' savıyla karşı çıkarak ''hayır'' kampanyası yürüten Denktaş, 17 Nisan 2005'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı. Maalesef bu dönemde Denktaş’a Türkiye’den ağır suçlamalar yapıldı. “Çözümsüzlük çözüm değildir” garabetiyle “Çözümün önündeki engel” ilan edildi. “Dinsizlik” iftirasına uğradı. Hatta ve hatta Ergenekon terör örgütü ile ilişkilendirilmeye çalışıldı. Bence hayatının en zor dönemi; ne tutukluluk dönemi, ne de Rumlarla silahlı mücadele dönemi idi. Hayatının en zor dönemi bu iftira ve zulme uğradığı dönemdir. Çünkü kahramanlar silahla ölmez. Ancak milletin gözünden düşürüldüğünde ölürler. Ancak onu da başaramadılar. Denktaş sadece Kıbrıs’ta, Türkiye’de değil tüm Türk Dünyasında kahraman olarak yaşayacaktır. İnandıkları doğruları Rauf Denktaş son nefesine kadar, Yeniçağ Gazetesi'nde yazılarla, ART televizyon kanalında “Denktaş'ın Gündemi” adlı programıyla anlattı.

Denktaş, Annan Planı sürecinde Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle yaşanan tartışmalarda, ''Türkiye olmadan cennete bile girmem'' demişti. Rauf Denktaş Türkiye'ye bağlılığını her fırsatta dile getirdi. Denktaş, "Türkiyesiz hiç bir yere gidemeyiz. Egemenliğimizden devletimizden vazgeçemeyiz. Allah kimseyi devletsiz bayraksız bırakmasın." dedi. Daha önce 1878'de Türkiye'den ayrılmanın acısını yaşadıklarını vurgulayan Denktaş bir konuşmasında da "Allah bize bu acıyı bir daha yaşatmasın, öleyim öyle bir günü görmeyeyim" demişti.

Kızı Ender Vangöl açıkladı; Denktaş solunum cihazına bağlanmadan önce, Rum liderler için, “Söyleyin onlara, burası bağımsız bir cumhuriyettir” dediği ve “Hristofyas” diye bağırdığı bildirildi.

Türklüğe ,İslama son derece bağlı, kendi menfaatlerini yaşamı boyunca hep milletinin menfaatlerini gözeten ve kendi menfaatinden üstün tutan milletin hedefleri için yaşayan bir insandı.Doğru yaşadı,taviz vermedi mücadelesinden. Alnı açık, dimdik, dosdoğru hakka yürüdü. Şimdide bu abidenin hayatına bakalım.
Rauf Denktaş 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Babası hakim Raif Bey'di. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi. Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere'ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.

27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingte Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Türk cemaatinin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üstlenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak'ın teklifi ve Dr. Fazıl Küçük'ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi'nde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. 1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 1955'te terörist bir hüviyete bürünen Enosisle mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş, 1958 yılında hükümetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla 1 Ağustos 1958'de Türk Mukavemet Teşkilatı'nı (TMT) kurdu.

1958 yılında Rum tedhişçiler, Türk köylerine saldırınca, Türkler de bu olayları protesto etti. Zürih-Londra antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara'ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk Askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile, 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında emeği geçti. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisi'yle İcra Komitesi Başkanlığı'na seçildi. 16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş bir sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.

1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi. Yeşilada'ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. 1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a döndü.

1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi. 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanından sonra tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan'da görevi Mehmet Ali Talat'a devretti.

13.01.2012 Akşamı 22.00 da Allahın rahmetine kavuştu. Türk milletinin başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun.

13.01.2012 Hanefi ÇATAL

Kaynakça;

Rauf R. Denktaş, Hatıralar

Yeni Rehber Ansiklopedisi

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi (MEB Ortaöğretim)

Sabah Gazetesi

Yeniçağ Gazetesi

Facecbook'ta Paylas Paylaş    Yorum Ekle    
Bu yazı toplam 583 defa okundu.
Fatih Velioğlu
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
Hocam elinize sağlk , Allah gani gani rahmet eylesin...
14 Ocak 2012 Cumartesi Saat 21:44

NİHAT GENÇ
AĞAÇLAR KAÇIYOR

Ayşe Sula Köseoğlu
Çok Yakında Trbhaber.com'da

Mehmet BAŞTÜRK
ULUDERE BİLMECESİ

İbrahim SARI
ZOR OYUNU BOZAR

ARŞİVDE ARA